Berghain!

Ey Yüce Berghain ! Bu sınırlarını aşmış delicesine ün salmış mekan Almanya’nın Berlin şehrinin 2004 yılllarını yaşadığı güneşli bir gününde bu mekan açılışını yaşadı Berlin’in Kreuzberg ile Friedrichshain sınırları arasında bir yerde bulunmakta olan Dünya’nın en iyi 100 Gece Klubü listesinde de yerini almış olan mekan.

Uzun zamandır farklı ırktan insanlarla evimi paylaşıyorum özellikle Berlin şehrinden gelen dostların bu mekanı anlata anlata yere göğe koyamadığını hatta Japon bir dostun hatta Amerikalı bir Josh’un da anlattıklarını böyle geniş bir şekilde düşününce ve bu mekan üzerine de Türkiye’ye ait pek bir sayfa bulamayınca bir kaç kelam edesim geldi. Öncelikle Almanya’dan bahsediyoruz ve daha da öncelikle Berlinden bahsediyoruz ” Open Mind” kelimesinin şehir haline döküldüğü bir alandan bahsediyoruz dolayısıyla böyle bir alanda elbette Fetişizim kompsepli ” Kit Cat” ” Jo Je ” gibi mekanların olmasını doğal karşılaştırırız benim ilgimi çeken nokta ise bu değil benim merağımı ayaklandıran durum ise neden Amerika’dan Avustralya’dan Çin’den veya Japonya’dan İnsanlar bu barı görmek istiyor.

Mekana girmek gerçekten zor imiş ağır bir tip kontrolü yapıyorlarmış aklınıza gelebilecek her tür fetişizm işlerinin hal bulduğu mekana ellerinden geldiğince insan alırken seçici davrandıklarını bir çok kişinin kapıdan döndüğünü de duydum ve bu konuda ırkçılık yaptıklarını zannetmiyorum ki bir çok Alman dostlarda kapıdan döndüklerinden bahsettiler 🙂 Mekanın Ultra harika bir ses sistemine ait olduğunu hatta İngilizce yayınların birinde kullanılan en iyi ses sitemlerine sahip olan nadir barlardan birisi olduğu yazıldığını gördüm ve şaşırtıcı durum okuduklarım ve dinlediklerim arasında henüz kimsenin ”Yok ya o kadar da abartıldığı kadar değil ” dediğinide görmediğim için ilgimi uyandıran bir mekan olarak kaldı tuhaf kuralları var telefon kamerasını komik bantlar ile kapatmak veya yüzünde dövmeler olan tuhaf korumalara sahip olması gibi.

daha bir şeyler duyar bulur öğrenirsem yazarım 🙂


Bay-Bay.

Reklamlar

Otoriter Yapının Çocukları

Merhaba Dostlar,

Otoriter yapı ilgili yıllardır düşünürüm kendi kendime biz otoriter yapıyla büyüyen çocuklarız ve her zaman yaptığımız şeyler kontrol ve beğeni alanında sıkı değerlendirildi boş kalamadık kendi kendimize verilen boşluklar da yetmedi bize büyüklerimizin hoşuna gitmediği şeyler bizim çok hoşumuza gitse dahi onaylanmadı ve desteksizlik ve karşıt görüşlerle yorulanlarımız fikirlerinden hayallerinden vazgeçenlerimiz oldu ve olmaya’da devam ediyor sonra çünkü Türkiye Otoriter hayatın ta içinde olan bir ülke sosyal hayatta ve iş hayatında’da bunu görebilmek çok kolay bu bizzat aile hayatımızda başlayan bir yapı ve o kadar içindeyiz ki olayın bunun farkına varamayanlarımız dahi vardır belki çevremizde veya bu konudan bahsederken sinirlenip saygısızlık yaptığını düşünenleriniz de benim bahsetmek istediğim şey insanı insan yapan insanın kendi gelişimi için gerekli olan özgürlük alanı otoriter yapı bu özgürlüğü ite ite daraltıyor ve sonuç bu hali getiriyor.

Bu yapı ülkelerin kültürü ile çok iç içe olan bir şey Türk aile gelenek ve göreneği zaten bir otoriter yapı ile bütünlenmiş bi topluluk.Peki bu yapı bizi nasıl etkiliyor? İyi yanları nedir bunun ? doğru cevabını tabii ki sosyologlar,psikologlar ve bu konu’da uzman kişiler daha net bir şekilde verebilirler ben olayın tamamen ” Diyorum ki ” kısmında kendi düşüncemi yansıtma durumundayım, şu an bile türkiye’de okuduğu bölümü okurken sevmeye başlayan belki de mezun olup hala okuduğu bölümü neden okuduğuna anlam veremeyen üniversite sınavlarının sonucu ile ”boş kalmayayım ne gelirse ona gideyim” durumunda olan tahmin ediyorum ki binler var, bu binler belki milyonlar ki geleceğimiz denilen Gençler daraltılan özgürlük alanın’da kendi hayatlarına şekil vermeye çalışan bu gençler özgür düşünme davranma güdüsünü o kadar dar bir alanda yaşıyorlar ki Otorite bize korku aşılıyor ve bu korku hayal kırıklığına uğratma ile perçinleniyor dolayısıyla ”boşta kalma” durumu genç için ailesini hüsrana uğratmama çünkü XX şu üniversite’nin bölümü kazandı eğer ben boşta kalırsam ailem hakkımda olumlu düşünmeyebilir ve hatta bazı aileler tarafından bir yer kazanamazsan bir daha şans vermeyeceğiz bir işe başlayıp tutanacaksın o işte gibi ” tehdit” ile gençlerin kendi fikirlerine sahip olma kendi fikirleri üzerinden planlar yapma alanı o özgür alan o hayal kırıklığı korkusu otorite korkusu ile elinden alınıyor ve şaşırılmaması gereken bu tablo ortaya çıkabiliyor. Üniversite veya Lise sınavları hakkında zaten olumlu şeyler söyleyebilmek nerdeyse imkansızken Aile kurumu 1.destek ünite’de eğer arkandan seni hadi hadi diyerek bu şekilde ittirince öyle bir yolda buluyor ki genç kendini hiç geçmek istemediği yürümek istemediği bir yol ve bu yolda ilerlerken yani o sevemediği istemediği bölümü okuyan öğrenci bölümü sevmediğini bile bile yine aynı otoriter etkinin korkuları hayal kırıklığına uğratma endişesi ile bu bölümü bir şekilde bitiyor.

Toplumsal görevimizi ülkemizi geliştirmek ülkemizi daha iyi yerlere taşımak ve ülkemiz için her zaman olumlu adımlar atmak diye tanımlayacak olursak benim fikrime göre gelinen yol genç bir birey için çok ağır, Ülke gelişimi binaların köprülerin yolların ve hastanelerin çok olmasından çok eğitimli gerçekten eğitimini almış alanında bilgin kişi olmuş üniversite gençleri,mezunları yaratmakla ile olur.

Lütfen bu konuda düşüncelerinizi paylaşın herkesin bildigi hemfikir olduğu mesele sadece dillendirip geçiliyor ama bu gelecek bizim bunlar bizleriz.

Okuduğunuz için Teşekkürler.

Rusça Öğrenmek !

Merhaba Dostlar,

Her zaman demişimdir,Rusça bir okyanus gibidir sen açıldıkça o derinleşir,

Konuya genel bakacak olursak Yabancı dil öğremini olarak öncelikle bir insanın dil öğrenmeye kalkıştığı an kendisini samimice sorgulaması gerekir ”neden bu dili öğrenmek istiyorum  ve gereken motivasyona sahip miyim? ” diyerek. Dil öğrenmek ap ayrı bir yetenek tartışmasız ve eğer ki cevaplarınız pozitif yönde ise sizin için yabancı dil öğrenmeye başlama zamanı gelmiş demektir.Büyük stress sıkıntı  ve dert tasa içinde olan bir beyin kendini kolay bir şekilde dil öğrenmeye adapte edemez. Yabancı dil öğrenmek demlenmeyi gerektirir sindire sindire anlaya anlaya aksi takdirde kendinizi bir ” loop” içinde bulabilirsiniz yani bir çember etrafında koşturursunuz o yüzden dil öğremini biraz kolaydan yavaştan almak en sağlamı olacaktır. Maalesef Türkiye’de dil öğremini konusunda genel olarak  yetersizlik var ve hala aşılabilmiş değil sebeplerini konuşacak olursak ayrı bir makale konusu olur ve  insanlar yığınca para ödeyip çocukları veya kendileri için özel kurslara yabancı dili öğrenmek için gidiyorlar çünkü Devlet okulları bu konuyu beceremiyor! öğrenciyi tatmin edemiyorlar öğrenciye yabancı dil öğretemeyen devlet memurları ile dolu sınıflarımız. Türkiye’de ikinci dil olarak öğretilen dil bildiğiniz gibi İngilizce ülkemizde hala lise mezunu birisinin iş görür bir ingilizce konuştuğuna ben şahit olmadım ama yoktur diyemem dil öğrenimi kişisel gelişimin ta kendisi. kişisel gelişim sadece sınıfta olmaz dolayısıyla oturup zaman harcamak gerekir kendimize ve yeni dilimize.

Rusça öğrenimi ise bambaşka bir dünya benim için alfabe öğrendiğim basit selamlaşma kelimeleri öğrendiğim o günden bu güne neredeyse 5 yıl geçti ve artık çeviri işlerine başladık. peki bu iş nasıl oldu nerden girdi kafamıza bu Rusça. Benim her zaman en önem verdiğim şey motivasyon oldu dil öğrenimi için motivasyonu yüksek olan bir insan her zaman daha çabuk daha çok ilgili yaklaşıyor dil öğrenimine ben size büyük teorik şeyler anlatmak istemiyorum samimi ve deneyimime dayalı şeylerden bahsederek dil öğrenimini konuşacağım;

  1. Rusça  için Kiril alfabesini öğrenin benimseyin o alfabeyi artık yazın defalarca kağıda seslerin doğru telavuzunu öğrenin ve bu konuyu fazla gözünüzde büyütmeyin görüldüğü kadar karmaşık değil güzel bir gelişme ile 3 gün içinde öğrenebilirsiniz(azimliler için daha kısa olabilir)
  2. Alfabe bitti artık söktünüz bunu şimdi iş kelime öğrenmekte temiz bir defter açıyorsun başlıyorsun selamlaşma ve günlük söylemlerle,kelimeyi bir kere yazıp 10 kere okumak yerine 10 kere yazıp 10 kere okuyun emin olun yazdıkca aklınızda kalacaktır.
  3.  Ve artık bir rusça çocuk kitabı edinme zamanı uçmuyoruz 1. levelden 10.level’e gitmek yok afallarsın sıkılırsın okyanusun ortasında bulursun kendini daralırsın yavaş yavaş öğrenmektir asl olan.
  4. Evdekilerin kafayı şişirmeyeceksek bütün kitabı bağıra bağıra yavaş yavaş okumanızı hem konuşma becerisi için hemde telafuz düzeltmeleri için on numara yöntem olarak tavsi ediyorum
  5. Kendinize bir seviye belirleyin ne kadar öğrenmek istiyorsun bu dili bu dilin ne kadarı lazım sana ve eğer varsa imkanınız yaptığınız meslek doğrultusunda veya dili kullanma alanınızla ilgili kelimelere yoğunlaşıp o alanda gelişmeye devam etmeniz küreği daha güzel çekmenizi sağlayacaktır.
  6. Çizgi filmler elbette halen ağır gelebilir ama başlamakta fayda var yüksek sesi açıp söylenenleri tek tek duyabilmekte ve anlayabilmekte.
  7. VK sitesi bileniniz vardır benim taabirimle Rusların Facebook’u hesap açın ve Kız Erkek demeden dostlara selam gönderin muhabbetinizi ilerletin eğer Türkçe öğrenen birisiyle tanışırsanız işiniz daha iyi olacaktır ( Her bir türk evladının ülkemizi temsil ettiğini düşünerek yapın bu işi.)
  8.  Artık bir Rusça şarkınız olsun işe okula veya bisiklet sürmeye giderken o şarkıyı dinleyin hatta şarkının çevirilerine falan bakın dil öğrenmenin en tatlı tarafı anlayamadığınız şarkıyı bir süre sonra anlamaya başlarsınız ve o mutluluk size yeter 🙂
  9.  Ve işin en gıcık yeri Gramer ( dil bilgisi) Rusça dil bilgisi ağırdır ve dil bilgisi yanlışlığı cümle anlamı değiştirir sizin demek istediğiniz şeyden daha farklı şeyler ortaya çıkabilir dolayısıyla kendi başınıza üstesinden gelmeniz mümkün olduğu gibi bilen birisi yardımıyla bu bulmacayı cözmeniz daha da mümkün ve faydalı.
  10. Rusya’dan baya bir insanın yaşadığı bir ülke Türkiye özellikle Antalya,İzmir  ve İstanbul tarafından fakat daha verimli olması için Rus dilinin etkin olarak konuşulduğu ülkere ziyaretlerde bulunmanız hem genel kültürünüz hem gezme dinlenme hemde dil öğrenimiz için etkili olacaktır.

İlk yazımda alanım olan Rusça üzerinden konuşmak istedim, internette araştırmalar yaparken gördüğüm Rusça öğrenme,Rusça öğrenme metodları bilmem ne dakika’da rusça öğreniyoruz falan filan gibi  paylaşımların  çoğu noksan bilgi ve oyalamacadan başka bir şey değil dostlar bu dil kolay değil emek harcamak gerekiyor hepinize şimdiden kolay gelsin bir sorunuz olursa bana Mesaj atabilirsiniz yardımcı olmaktan mutluluk duyarım.

 

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim.